Yalnızlığa dayanırım da, Bir başınalığa asla YaşLanmak hoş değil, duvarlara baka baka Bir dost göz arayışıyla, Saat tıkırtısıyla... Korkmam..! Geçinip gideriz biz mutluluğa,
Ama; "Günün aydın, akşamın iyi olsun" Diyen biri olmalı, Bir telefon sesi çalmalı, Ara sıra da olsa kulağımda... Yoksa, zor değil, hiç zor değil, Demli çayı bardakta... Karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama: "Çaya kaç şeker atarsın?" Diye soran bir ses olmalı ya Ara sıra..!
Çokmu şey istedim hayat senden? Çok mu? Yüreğimi dolduracak kadar Mutluluk Özlemimi hissettirmeyecek kadar Sevinç Ağlamamı belli etmeyecek kadar Gülümseme Bütün bunlar çokmuydu senin için Veremezmiydin bir tanesini Bu ürkek,buruk yüreğime Veremezmiydin ufacıkta olsa mutluluk Veremezmiydin herkese verdiğin kadar sevinç Veremezmiydin bana yetecek kadar gülümseme Çok şey istemişim belliki hayat senden Her gün herkese verdiğin şeyleri bana veremeyecek kadar ..
HAYAT,içinden ne çıkacagını bilmesekde açmamız gereken bir zarftır.
senin açtıgın zarflardan hep güzel şeylerin çıkması dilegi ile GÜNAYDIN
yeni bir haftada herşey gönlünce olsun ,sevgiyle kal
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın… “Nereden çıktın bu vakitte”dememeli, Bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; “Gözünün dilini”bilmeli; Dinlemeli sormadan,söylemeden anlamalı… Arka bahçede varlığını sezdirmeden,mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi Köklenmeli hayatında; Sen,her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli. Kovuklarına saklanabilmelisin. Kucaklamalı seni güvenli kolları. Dalları bitkin başına omuz, Yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı… En mahrem sırlarını verebilmeli, En derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; Gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz… Onca dalkavuk arasında bir tek o, Sözünü eğip bükmeden söylemeli, Yanlış anlaşılmayacağını bilmeli. Alkışlandığında değil sadece, Asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli. Övmeli alem içinde,baş başayken sövmeli Ve sen öyle güvenmelisin ki ona, Övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin, “Hak ettim” diyebilmelisin. Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; Günahlarının yegane şahidi… Seni senden iyi bilen,sana senden çok çok güvenen bir sırdaş… Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında,onun gözünden gelmeli yaş…
dün yine aklımdaydın saatlerce önce ölümü sonra sensizliği düşündüm birşey tıkandı boğazıma ağlayamadım acaba sensizlikmi? yoksa ölümmü? ayırt edemedim ikisini fark yoktu birbirinden ölüm sensizlikse sensizlik zaten ölümdü…
Bu gece beni hiç bir şey korkutmuyor. Ne soğuk ne de karanlık odam, Ne yalnızlığım, ne de kaldırıma Hışımla vuran yağmur damlaları
Arkamdan bir silah sesi. Haince sırtımdan vuruluyorum. Düşüyorum ıslak kaldırımlara Oysa bu gece, bir başka karanlık Hüzün taşıyor yüreğimden Sabahı olmayan düşlerime
Acılar sevinçler dans ediyor Düştüğüm ıslak kaldırımların Zifiri karanlığında Gözümün önünden birer birer, Sönen yıldızlar geçiyor...
Fotoğraf karelerine sığdırılmış, Anılarıma bakıyorum. Hepsinde sahte gülüşler, Ve ikiyüzlü gülümseyişler Sonra umutlarım geliyor aklıma Ölü bir balık misali, Her seferde Karaya vuran Ve bir sonraki yarınlara gönderilen Umut kırıntılarım..
Arkamdan bir silah sesi. Haince sırtımdan vuruluyorum. Düşüyorum ıslak kaldırımlara,
Kalbimde ise Martı kanadında ki Hayallerim... Ah! Onlar ki her biri... Önce avuçlarımda çırpındılar, Onlar da yok oldular, kurşun sıksan geçmez
Gökyüzü bu gece benim için ağlıyor. Arkamdan bir silah sesi. Haince sırtımdan vuruluyorum. Düşüyorum ıslak kaldırımlara
Ama kim bilir... Belki bir gün Güneş benim için de doğar.
İYİ GÜNLER DİLERİMMM ELLERİNE SAĞLIK ALANIN ÇOK GÜZEL OLMUŞ ...ALANIMA BIRAKTIĞINIZ YORUM İÇİNDE TEŞEKKÜR EDERİM.
Yerin seni çektiği kadar ağırsın, Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın, Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün, Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kâr sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın. Bir gün yalan söyleyeceksen eğer; Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak, Bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir, Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, Bebek ağladığı kadar bebektir. Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin, bunu da öğren,